Hem çocuklar hem de yetişkinler sınavlardan önce belli bir düzeyde endişe ve heyecan duyarlar. Belli bir düzeyde endişe ve heyecan duyulması normal sayılır ayrıca bu duyulan kaygı e heyecanın başarılı olmada etkileri de vardır. Fakat çocuğun aşırı derecede heyecan ve kaygı duyması tüm bildiklerini unutmasına, daha sonrasında ise suçluluk duygusuna kapılmasına daha kötü durumlarda ise depresyona yol açabilir.
Çocuğun başarısını veya başarısızlığını nasıl değerlendirdiği çok önemlidir. Bazı çocuklar başarı ve başarısızlıklarını içsel nedenlere bağlarken bazıları ise dışsal faktörlerin etken olduğunu düşünürler. İçsel nedenlere bağlayan çocuklar başarısız olduklarında “Benim hatam, daha çok çalışmalıydım” gibi düşüncelere sahip iken dışsal faktörlere bağlayan çocuklar “Öğretmen zaten bana taktı”, “Sorular çok zordu” gibi düşüncelere sahip olabilirler. Başarılı olanlar ise içsel faktörlere yönelirken “Çok çalıştım ve hak ettim” diye düşünürken dışsal faktörlerin etkin olduğunu düşünenler ise “Tamamen şansım yaver gitti” şeklinde ifadeler kullanabilirler.
Yapılan araştırmalara göre kullanılan dışsal veya içsel düşünceler hem kullanıldığı temaya hem de çocuğun genel mizacına göre yararlı olabilir. Fakat genel anlamda, yaşanılan olayları içsel faktörlere bağlayan çocukların daha başarılı oldukları gözlenmiştir.
Aşırı sınav kaygısı yaşayan çocukların yardım almaları önerilir. Bu yardım sırasında çocuğa rahatlama egzersizleri ve bu tip durumlarda heyecanını ve kaygısını giderebilecek bazı ipuçları sağlanabilir.
|